Bağımsızlığını İlan Etmiş Üşütük Eller Dosyası
Ünlü bir piyanist en büyük korkusunun ellerini kaybetmek olduğunu söylemişti. Bir ressamdan da duymuştum bu sözlerin benzerini. Bu korkular yersiz olmasa gerek; insanın gelişiminde, modern bir canlıya dönüşmesinde en büyük pay sahibi ellerdir. Ateşi bulan insanın elleri şimdi bilgisayar başında minicik tuşlara basarak uzaya roketler yolluyor. Ellerimize ne kadar teşekkür etsek azdır. Onlar olmasa bu gelişmelere tanıklık edebilir miydik acaba ? Ancak dost bildiğimiz eller bazı filmlerde insanların en büyük düşmanı olabiliyor. Dosyamızında başlığı olan "bağımsızlığını ilan etmiş eller" aslında bir hastalık. Alien Hand Syndrome ( Yabancı El Sendromu) olarak bilinen bu hastalığın temel sebebi; elleri kontrol eden birincil motor korteks denen beyin bölgesinin, premotor korteksten izole olmasıymış. Çok fazla detaya girmemize gerek yok, böyle bir hastalık olduğunu bilmek yeterli. Bu dosyamızda 3 filmde konu edilen bizim tarifimizle " üşütük" elleri inceleyeceğiz. Bu yazıyı okuduktan sonra ellerinize sahip çıkmayı unutmayın...
1.The Hand (1981)
Başrolde kendi elinin gazabına uğrayan Michael Caine var. Oliver Stone bu filmden sonra ön plana çıkan yönetmenler arasına girecektir. Filmin konsuna gelirsek ; karikatür kitabı yazarı Jonathan Lansdale bir gün karısıyla beraber araba ile giderken korkunç bir kaza sonucu , sağ elini kaybediyor. Kaza sonrası kopan elini olay yerinde bulamıyorlar. Daha sonra gerçekleşen olaylar ise tam bir curcuna. Bu filmi ilk olarak lise döneminde izlemiştim; kesik elin Michael Caine ile boğuşma sahnelerine çok güldüğümü hatırlıyorum. Yönetmenin bu sahnelerde gerilimi vermek istediğini ama dönemin şartlarının buna el vermediğini düşünüyorum. Sahneler çok yapaydı. Ayrıca kim kesik bir elin insanları öldürdüğü bir filmden korkabilir ki ? Son dönemin üretken korku filmleri yönetmeni James Wan bile kesik ellerle alakalı bir film çekse o film seyirciyi yalnızca güldürür...
2.Evil Dead 2
Zamanında Digitürkte izlemiştim. Eskiden Hallmark,Mgm kanalları vardı. Film içinde yüzdüğümüz dönemlerdi. 80 ve 90'lı yılların filmlerini gösterirlerdi. Digitürk bir dönemin Parliement sinema kuşağı gibiydi adeta...
Evil Dead... Sam Raimi'nin kült eseri... Nereden başlayacağımı bilemiyorum açıkçası. Tecavüzcü ağaçlar, Abdul AlHazred'in yazdığı rivayet edilen "Necronomicon", kötücül güçler, bolca kan, elektrikli testere, çıldırma , kesik el...
(Meşhur Necronomicon)
Lovecraft romanlarında Necronomicon yüzünden deliren delireneydi; Ash o yüzden kendini şanslı saysın. Sonuçta bu şeytani gücün karşına şimdilik 4 filmdir çıkıyor. Kendi eli tarafından dayak üstüne dayak yiyen Ash'e de naçizane tavsiyemiz olsun; kapağında eciş bücüş bir surat olan kitabı bir daha açma !
3. Fight Club
Sakın siz siz olun Edward Norton'un uyguladığı taktiği iş yerinizden çıkmak için uygulamayın. Tazminat alıcağım diye kendinizi akıl hastanesinde bulabilirsiniz. Bu sefer diğer iki film gibi kopan ellerin saldırısına uğrayan bir karakterimiz olmasa bile Fight Club filmindeki üşütük ellerimizin diğer iki filmdeki ellerden altta kalır yanı yok. Karakterimiz, kendisini dövdüğü kadar , dövüş kulübünde dayak yememiştir. Bu yazıyı okuyan arkadaşlar, bundan sonra ellerinize daha fazla kıymet verin. Hiç değilse günde iki kez yıkayalım. Günün birinde kendi eliniz tarafından gırtlaklanmak istemiyorsanız da dolabınıza testerinizi saklamayı ihmal etmeyin...







Yorumlar
Yorum Gönder